
Yumurtalık kanserinin belirtileri olduğu tahmin edilen bazı sağlık problemleri...
Kanser uzmanları, yumurtalık kanserinin belirtileri olduğu tahmin edilen bazı sağlık problemlerini ortaya çıkardı. ABD'li araştırmacılar birkaç haftadan uzun süre bu belirtileri gösteren kadınların gecikmeden doktora başvurması gerektiğini söylüyor.
Belirtiler muhtelif :
Şişlik, yumurtalık ve karın ağrısı, yeme zorluğu veya çok çabuk doyma ve sık sık tuvalete çıkma isteği bu belirtiler arasında.
Uzmanlar iki ya da üç haftadan daha uzun süre bu belirtileri özellikle de ilk kez yaşayan kadının mutlaka jinekoloğa gitmesi gerektiğini söylüyor.
Uzmanlar bu sayede doktorların yumurtalık kanseri hastalarını erken teşhis edebileceğini ve belki de böylece pek çok hayatın kurtulabileceğini belirtiyor.

Alzheimer hastalarına ait kan örneklerinin incelendiği araştırmada "köri" adı verilen Hindisan kökenli baharat karışımının Alzheimer’ı önlemeye yardımcı olduğu belirlendi.
Bütün sır baharatta
Los Angeles David Geffen Tıp Okulu ve San Diego Biyomoleküler Araştırma Enstitüsü araştırmacılarının, Alzheimer üzerine yaptıkları araştırmada, Makrofaj isimli bağışıklık hücrelerinin, Alzheimer hastalığında beyinde oluşan ve nöronları yok eden protein plaklarını temizlediği belirlendi.
Yapılan çalışmada, bisdemetoksikurkumin isimli kimyasalın, bu konuda yardımcı olduğu belirtilerek, körinin içindeki baharatlardan biri olan zerdeçalda bu kimyasalın aktif olarak bulunduğu ve bunun, beynin savunma mekanizmasını güçlendirdiği kaydedildi. Araştırmacılar, elde edilen verilerin bağışıklık sisteminin Alzheimer üzerindeki rolüne ışık tuttuğunu ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yardımcı olacağını düşündiklerini kaydetti.
Hindistan'daki oran çok düşük
Daha önce yapılan başka bir çalışmada da Hindistan’da bulunan yaşlıların sadece yüzde 1’inde Alzheimer görüldüğü belirlenmiş ve köri tüketiminin Alzheimer riskini azalttığı açıklanmıştı.
Yaşlılarda en sık karşılaşılan dördüncü hastalık olan Alzheimer, tüm dünyada 20 milyon kişinin hastalığı. Türkiye’de ise 70 yaş üzerinde görülme sıklığının yüzde 10 civarında olduğu, buna göre 200-250 bin Alzheimer’lı hasta olduğu bildiriliyor.

Spordan maksimum yararı sağlayabilmek için uygun yaşta doğru sporu yapmak gerekiyor. Aksi halde spor yapalım derken sakatlanmak işten bile değil...
Sağlıklı bir yaşam için spor yapmanın gerekliliğini herkes biliyor. Son yıllarda jogging yapanların, yüzenlerin, tenis oynayanların sayısı hızla artıyor. Ancak spor seçimini doğru yapmak çok önemli. Peki spor seçimi yaparken üzerinde durulması gereken faktörler nelerdir? Bu sorunun yanıtını ve sporun faydalarını Acıbadem Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Güven verdi.Çocuklar için spor
Spor yalnızca yetişkinler için değil; çocuklar için de yararlı. Ancak, gerçek faydayı sağlamanın yolu uygun yaşta doğru spor dalını tercih etmekten geçiyor. Örneğin kemik gelişimi yeterince sağlanmadan çocuğunuza binicilik, karate, boks gibi sporları yaptırmanız ona faydadan çok zarar getiriyor. Ancak, daha küçük yaşlarda onu en uygun spor dalına yönlendirmeniz, gelişimi açısından inanılmaz yararlı.
Peki çocuklar için hangi spor dalları daha uygun? Prof. Dr. Güven bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Küçük çocuklara temel sporlar yaptırılmalıdır. Örneğin, Halter, boks ve diğer dövüş sporlarına başlama yaşı geç olmalıdır. 12-13 yaşından sonra başlamalıdır. Ancak bu zamana kadar çocuk atletizm dalları, jimnastik gibi temel sporlar yapmalıdır. Yüzme ve basketbol en erken başlanabilecek sporlardır."Spor yaparken de genç olmak avantajlı. Gençlere bütün sporlar serbest. Ancak spor seçerken bazı noktalara dikkat etmeleri koşuluyla! Peki, nedir bu noktalar? Yanıtı Prof. Dr. Güven veriyor:
Gençler için spor
Kendini tanıma gencin kendi kişilik yapısını ve sosyal yapısını düşünmesinde yarar var. Paylaşmayı seven sosyal olmayı ve kalabalık gruplar içinde olmayı seven gençler takım sporlarını, buna karşın daha içine kapanık veya yalnızlığı seven yapıdaki gençler ise bireysel sporları seçmeli. Dikkat edilecek diğer önemli bir husus ise ailenin ekonomik durumu. Maalesef ülkemizde gençlere sağlanan spor bursları olanağı çok kısıtlı. Bu nedenle sosyoekonomik olarak düşük düzeyli ailelerden gelen gençler, pahalı spor malzemelerinin ve spor yapılacak pahalı mekanların gerektiği spor türlerini seçememektedirler. (Örneğin, kayak, tenis, golf.... vb.)
Beklentiler
Düşük sosyo - ekonomik düzeyli ailelerin çocukları ve ilerde çok para kazanmayı düşünen gençler popüler ve ilerde profesyonel olarak yüksek ücretler kazanabilecekleri, futbol, basketbol gibi sporları tercih ediyor. Spordan ekonomik beklenti yoksa daha çok hoşlanılan veya bulunulan yerde en kolay ulaşılabilen spor dallarını tercih etmekte fayda var. Ekonomik sorun yoksa, golf, tenis, kayak gibi sporları tercih etmek son derece yararlı. Bu sporların diğer faydası da, ileride iş ve sosyal yaşamda diyalog sağlamada çok kullanılan sporlar olması ve sosyal haz sağlamaları.40 yaş üzerinde genellikle sosyal ortamlarda yapılabilecek olan sporları seçmek gerekiyor. Golf ve tenis en iyi örnekler. Bunun dışında jogging, yüzme, trekking, bisiklet, yürüyüş gibi sporları da tercih etmekte yarar var. 40 yaşın üzerinde spor yapacak kişilerin önce " fit" yani spora uygun bir fizik yapıya sahip olmaları şart. Bu amaçla " fitness" salonlarına gitmek son derece faydalı. Bu şekilde önce fazla kilolar atılıp, kaslar ve eklemler uygun güce geldikten sonra diğer sporlara geçmek daha doğru.
40’ından sonra spor
Prof. Dr. Güven bu yaş grubundakilere şu uyarılarda bulunuyor: "Bu yaş grubunda spor yapılırsa haftada en az 3 gün spor yapılmalı ve her aktiviteden önce mutlaka ısınma ve germeler ihmal edilmemelidir, aksi takdirde spor yaralanmaları kaçınılmaz olur. Hafta sonu sporculuğu tehlikelidir. Bütün hafta durup, hafta sonunda bir gün aşırı yüklenme yapılırsa adaleler ve refleksler hazır olmadığı için kolay sakatlanma olur.
Ayrıca kalp yeterli hazırlanamadığı için, ani kalp sorunları yaşanabilir. Örneğin, aylarca hiç spor yapamayıp, kayak mevsimi geldi diyerek, hemen kaymaya başlanırsa ciddi kırık, çıkık, bağ ve adale kopmaları oluşabilir."
Ancak spora başlamadan önce donanımlı bir sağlık kuruluşuna başvurarak spora engel bir durumunun olmadığından emin olmak gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Uygun sporu seçerken
İsteyen herkes istediği spor dalını seçmekte serbest değil. Bu açıdan dikkat edilmesi gereken faktörler var. Prof. Dr. Güven bu etkenleri şu ana başlıklar altında topluyor.• Kendine güven
Yaş: Her yaşa göre değişik sporlar yapmak gerekiyor.
Vücut yapısı: Kişinin spora uygun fizik yapıda olup olmaması veya hangi spor türlerine uygun olduğunun bilinmesi önemli. Daha önceki spor geçmişi ve genel sağlık durumu seçeceği spor dalını belirliyor.
• Vücudu ve organları kullanma yetenekleri
• Bireysel spor veya takım sporları seçiminde sosyal yetenekler önemli.
• Sportmenlik ve ahlak
• Fiziksel aktivitelerden hoşlanma eğlenme
• Maliyet
• Çocuklarda ailenin desteği
Emniyet: Yapılacak spor için uygun şartların olup olmaması da önem taşıyor.
Püf noktalar
Sigara içmeyin: Sigara içme spor yapmak için önemli bir handikap. Solunum ve kalp sistemi üzerine olan olumsuz etkileri yanında, kas ve tendon (kas kirişleri) dayanıklılığını azalttığı ve kas-tendon kopmalarına zemin hazırladığı biliniyor.
Spor yaparken doğru ayakkabı ve giysileri tercih edin: Uygun ayakkabı seçimi birçok problemi önlüyor. Ayakkabının taban yumuşaklığı, ayağa oturması önemli. Sıkan ayakkabılarda kemik büyümeleri, sinir sıkışmaları sıklıkla görülüyor.
Yapılan spora göre: Koruyucu dizlikler, dirseklikler, bileklikler, kask gibi yardımcı teçhizat gerekiyor.
Açık alan sporları: Şapka ve güneş gözlüğü kullanın.

Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanmak daha sağlıklı.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını belirterek, bir kişinin günlük tuz alımının 6 gramı geçmemesi gerektiğini söyledi.
Kalsiyum kaybına neden oluyor
Ulus, "Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir" dedi.
Fazla tuz tükeminin idrarda kalsiyum atılımını artırarak kemiklerde kalsiyum kaybına neden olduğunu vurgulayan OMÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını kaydetti. Tuzun yüksek tansiyon, kalp krizi ve felç riskini tetiklediğini söyleyen Ulus, şöyle konuştu:
Mide kanserine de yol açabilir
"Aşırı tuz aynı zamanda mide kanserine neden olur. Fazla tuz tüketimi, kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır. Özellikle çocukların erişkinlere oranla daha az tuz tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü çok tuzlu beslenen çocuklar, daha az tuz tüketenlere göre daha yüksek tansiyona sahip olur."
Aileleri fast food beslenmeye karşı da uyaran Ulus, özellikle çocukların fast foodlardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayarak, "Çünkü fast foodtaki tuz oranı diğer besinlere oranla çok yüksek. Çocukken yüksek tansiyonu olanların erişkin yaşamlarında da hipertansiyon riski altındadır. Bir kişinin günlük tuz alımı 6 gramı geçmemeli. Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir" diye konuştu.