

Tabii orman arazisi içinde farklı birçok bitki türüne sahip İstanbul’un karmaşasına en yakın cennet...
Adından da anlaşılacağı gibi Durusu'nun tertemiz bir doğası var. Burada geçirilen bir haftasonu yeni haftaya enerji dolu başlamanızı sağlıyor. Özellikle bahar aylarında rengarenk çiçekler ve canlanan doğa insanı başka düşüncelere taşıyor.

İstanbul'un en güzel yerlerinden birinde kurulmuş olan Durusu Park Otel bu güzelliklerden nasibini oldukça almış. Bu çoğrafya fatih Sultan Mehmet ve II. Murat gibi padişahlarından ilgisini çekmiş. Zamanında hanedan tarafından sahifiye ve av yeri olarak kullanılmış. Eski zamanlarda İpek Yolu yorgunlarının dinlenme yeri olarak da kalındığı biliniyor.
Endüstri ve şehir yaşamının etkileriyle kirlenmemiş Durusu dağayla en yakın buluşma noktanız. Ayrıca bölgede Mimar Sinan'ın yaptığı köprü gibi tarihi yapıları görmek de mümkün.
Şehre yakın bu keyifli yeri değerlendirip tadını çıkarmak istiyorsanız; Durusu Park Otel uygun bir alternatif... Karadeniz'in hemen güneyinde,İstanbul'a 50 km uzaklıktaki Durusu Park Otel; Çatalca ilçesi sınırları içerisinde , doğusu Kokmuş pınar, Longoz ve Soğuksu, Erikli ormanları; kuzeyi Durusu ( Terkos ) gölü, batısı Kara Tepe devlet ormanı ile çevrilidir. Burası varolduğundan beri doğa severlerin ilgisini görmüştür. Her mevsim ayrı bir doğal güzelliğe sahiptir.
Durusu park'a hangi mevsim gitseniz doğanın başka bir rengiyle mesk olacaksınız. Çünkü Durusu'nun arı tabiatı her mevsimin güzelliklerini misafirlerine sunacak.
Sabahları yatağınızdan erkenden kalkıp güne zinde başlamanız tatil günlerinizi uzatarak keyfinize büyütecek. Temiz havanın vücudunuza sağlanığı enerjiklik gerçekten şaşırtıcı...
DURUSU PARK HOTEL
GSM 0530 404 71 94 - 0530 404 71 96
Telefon :0212 767-90-20 ( PBX - 8 HAT )
Faks :0212 767-90-29
E-Posta info@durusuparkhotel.com
Ulaşım Tem otoyolu,hadımköy kavşağından çıkın,hadımköy gişelerini geçtikten sonra hemen sonra,hadımköy ve durusu levhası yönünde sağa sapın...
KASTAMONU
Cumhuriyet tarihine Şapka Devrimi'nin yapıldığı yer olarak geçen Kastamonu, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Türkler Anadolu'ya yerleşmeye başladıktan sonra Danişmentliler'e, Anadolu Selçukluları'na, Candaroğulları'na ve Osmanlı İmparatorluğu'na kapılarını açmış. Birçok devletin yönetim ve kültür merkezi olmuş. Kentte özellikle Candaroğulları ve Osmanlılar'a ait yüzlerce esere rastlamak mümkün.
Atabey Camii, Mahmutbey Camii, Nasrullah Camii ve Külliyesi, İsmail Bey Külliyesi, Yılahlı Şifahanesi, Aşirefendi Hanı, Yakupağa Külliyesi ile Karanlık Bedesten görülmeye değer tarihi yapılardan sadece birkaçı. Koruma altına alınmış, tescilli 530 eser bulunuyor Kastamonu'da. İlçelerdeki eserlerle bu sayı binin üzerine çıkıyor.
Konaklar Safranbolu'yu aratmıyor
Birkaç yıl önce Tarihi Kentler Zirvesi'ne evsahipliği yapan Kastamonu, sahip olduğu tarihi mirası biraz geç fark etmiş bir kent. Ancak kısa sürede çok mesafe alınmış. Hanlar, hamamlar, konaklar, camiler tek tek elden geçiriliyor. Tarihi mirası koruma refleksi kenti yönetenlerle birlikte Kastamonululara da sirayet etmiş. Kentin hemen hemen her sokağında farklı bir çalışma göze çarpıyor. Kent adeta bir kültür şantiyesi gibi. Yıllardır kaderlerine terk edilen eserler yeniden ihya ediliyor.
Yakın dönem Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden olan tarihi konaklar restore ediliyor. Kastamonu Valiliği'nin kontrölünde yürütülen çalışmalar sonucunda kente yeniden kazandırılan eserlerin hepsine farklı fonksiyonlar yükleniyor. Kısa sürede 30 konak özenli bir restorasyondan geçirilmiş. Kente hakim bir tepeden bakan ve yakın zamana kadar metruk bir şekilde çürümeye terk edilen Kırk Odalı olarak bilinen yapı, restore edilerek kültür merkezine dönüştürülmüş. Vali Vekili Fahri Oluk, Ankara yolu üzerinde yapımı devam eden Müze Köy Projesi'nin kente olan ilgiyi daha da artıracağını söylüyor.
Nasrullah Camii önünde bulunan tarihi külliye el sanatları merkezi olarak yeniden düzenlenmiş. Kastamonu'da ahşap işçiliği oldukça yaygın. El Sanatları Merkezi'nde ahşap oymacılığının güzel örneklerini görmek ve satın almak mümkün. Bu arada ünlü mimar Vedat Tek'in adına yapılan tesis de görülmeye değer. Kentteki en önemli kültürel faaliyet ise tarihi vilayet binasının alt katının Kent Tarihi Müzesi olarak düzenlenmesi. Kastamonu kültürünü yansıtan birçok kitap, resim, belge ve eşya büyük bir özenle toplanarak müzeye getirilmiş. 1869 yılında Taşköprülüoğlu Mehmet Efendi tarafından yapılan tarihi piyano müzede görülmeye değer eserlerden biri. Bu arada, müze, Türkiye'nin dört bir yanındaki Kastamonlulardan bilgi, belge ve resim desteği bekliyor.
Din turizmi de önemli
Kastamonu, tarih, kültür ve doğa turizminin yanısıra dini turizmin de oldukça ön planda olduğu bir kent. 'Evliyalar Diyarı' olarak anılan kentte on yıldan bu yana Şeyh Şabanı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Etkinlikleri düzenleniyor. Her yıl mayıs ayının ilk haftası yapılan etkinliklere İstanbul, Ankara ve çevre kentlerden çok sayıda turist geliyor. Kastamonu'ya yolu düşenler tarihi eserlerin yanısıra şehrin dört bir yanındaki türbeleri de ziyaret ediyorlar.
Ekim güneşinin aydınlattığı Kastamonu oldukça hareketli bir kent. Kenti çevreleyen dağların panaromik görüntüsü, kale, doğal güzellikler, Ilgaz Dağı, Küre Dağları, kanyonlar, Pınarbaşı mağaraları ve sayısız tarihi eser binlerce insanın ilgisini çekiyor. Havalar güzel, gezmek için ideal bir zaman. Geçen yıl Kastamonu'yu 500 bin yerli ve yabancı turist gezmiş. Bu yılın yüz binleri arasında neden siz de olmayasınız?
| Tam boy gormek ıcın tıklayın. |


